Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Düşük hapı ve iğnesi

Zaman zaman merak edilenlerden biri de "söktürücü" iğnelerle yeni başlamış bir gebeliğin sonlandırılıp sonlandırılamayacağıdır. Aslında "söktürücü" iğne olayı belki de ülkemizin ciddi sağlık problemlerinden biri. Eczaneye gidiyorsunuz, adetinizin geciktiğini söylüyorsunuz ve hemen size raftan bir "söktürücü iğne" veriliyor ve hatta isterseniz eczanede bile uygulanabiliyor. Gebelik testi çoğu zaman yapılmıyor bile.

Bu tür iğneler östrojen ve progesteron hormonunu beraberce içerirler. Gebe olmayan bir kadına uygulandığında gerçekten de çoğu durumda kısa bir süre sonra adetin başlamasını sağlayabilirler. Ancak bu uygulama iki yönden hatalı. Birincisi adet gecikmesi gebeliğe bağlıysa bu ilacın hiçbir etkisi olmaz, istenmeyen bir gebeliğin devam etmesine neden olur. İkincisi hata ise, adet gecikmesi mutlaka jinekolojik değerlendirme gerektiren bir durumdur. Yine benim görüşüme göre, gebelik dışındaki nedenlere bağlı olan adet gecikmelerinde gerekli incelemeler yapıldıktan sonra östrojen ve progesteron karışımı iğne yerine, tablet şeklinde yalnızca progesetron içeren ilaçlar tercih edilmeli.

Düşük iğnesi yok, peki "düşük hapı" var mı?

Evet var.

RU-486 adı verilen bir ilaç, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinde kullanılan tablet şeklinde bir ilaç ve gebeliğin en erken dönemlerinde etki ederek gebeliğin sonlanmasını sağlıyor. Aslında ilacın düşük yaptığını söylemek biraz hatalı olur. Zira RU-486 ya da diğer adıyla mifepriston (etken maddenin adı), gebeliğin en erken aşamasına etki ederek yumurta hücresiyle spermin birleşmesinden oluşan embriyonun uterusta (rahim içinde) yerleşmesini önlüyor. Embriyo yerleştikten sonra ise gebelik daha ileri aşamalara geldiğinde düşüğü gerçekleştirmek için mizoprostol adı verilen başka bir ilaçla kombine etmek gerekiyor. Bu kombinasyon sonucunda erken gebelik döneminde kürtaj gerekmeksizin düşük gerçekleşebiliyor.

 

Fransız patentli düşük hapı olan RU-486 Amerika'da kısa bir süre önce FDA (Food and Drug Administration) onayı aldı. Amerika Birleşik Devletlerinin ülkedeki ilaç ve gıda denetimini yapan en üst kuruluşu olan FDA, şu anda Avrupa ülkelerinde kullanılan birçok ilacı onaylamamış olmasına karşın "düşük hapını" onayladı.
FDA bundan birkaç yıl önce de ilacın piyasaya sunulmasını kabul etme aşamasına geldiyse de kürtaj muhaliflerinin yoğun lobi faaliyetleri tarafından engellendi. Kürtaj muhalifleri ilacın kadın sağlığı üzerine olumsuz etkileri olduğunu belirtirken, kürtaj taraftarı olanlar ilacın uygulanmasıyla kürtaj oranlarının azalacağını ve böylece kadının seçim yapmada daha özgür olacağını belirtiyorlardı.
 

 

FDA işte şimdi kamuoyunun da desteğini alarak belli şartlarla ilacın Amerika'da kullanılmasına onay verdi.
 

 

Bu şartlar, ilacın mutlaka kürtaj yapmaya yetkili Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlarınca yazılmasını, reçetelerin sıkı bir denetim altında tutulmasını ve ilacın kullanıldığı kadınların belli bir süre boyunca takip altında tutularak etkilerin kısa vadeli ve uzun vadeli olarak incelenmesini ve bu verilerle geniş çaplı bir araştırma yapılmasını öngörüyor.


Ülkemizde RU-486 henüz Sağlık Bakanlığı onayı almadı, diğer ilaç mizoprostol ise henüz inceleme aşamasında. Belki yakın gelecekte ülkemizde de kürtaj olmayı seçen kadınlar için alternatif bir yöntem olarak RU-486 kullanılabilecek.

Şu an için gebeliğin sonlandırılması ülkemizde yasal olarak 10. gebelik haftasına kadar ve kürtaj yoluyla gerçekleşiyor. Bu gebelik haftasından sonra gebeliğin sonlandırılması ise kadının isteğine göre değil, anne adayının hayati gebeliği devam ettirmesini engelleyen hastalıkları olduğunda, veya bebekte ciddi gelişim kusurları olduğunda bir kurul onayıyla mümkün oluyor.

 

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.