Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Amniyon sıvısı embolisi

Amniyon sıvı embolisi doğum biliminde karşılaşılabilecek en tehlikeli ve tedavi edilmesi en güç durumdur.

AMNİYON SIVI EMBOLİSİ NEDİR?

Amniyon sıvı embolisi, amniyon sıvısı, bebeğe ait çeşitli hücreler, saç ve benzeri oluşumların annenin dolaşımına girerek kalp ve solunum sisteminin çökmesine neden olan, oldukça nadir görülen bir durumdur.

İlk kez 1941 yılında Steiner ve Luschbaugh tarafından doğum sırasında hayatını kaybeden bir kadının akciğerlerinde bebeğe ait doku parçaları görülmesi üzerine tanımlanmıştır.

Son yapılan araştırmalar olayın bir emboli yani damarların tıkanmasından çok anafilaktik bir problem olduğunu düşündürmektedir. Anafilaksi kabaca vücutta ani ve ölümcül olabilecek etkiler yaratan alerjik durum olarak tanımlanabilir. Bu nedenle tablonun gebeliğe bağlı anafilaktik sendrom olarak adlandırılması önerilmektedir.

NEDEN ve NASIL OLUR?

Amniyon sıvı embolisinin oluş mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. Tanı geleneksel olarak otopside akciğer dolaşımında bebeğe ait hücrelerin görülmesi ile konur. Amniyon sıvısı ve içindeki bebeğe ait hücreler annenin kan damarları içine girerek iki aşamalı bir reaksiyon başlatır.

1. Aşama:
Kirli kanı kalpten akciğere taşıyan ana damarda ani bir spazm gelişerek küçük dolaşımda ve kalbin sağ karıncığında basıcın aşırı derecede artmasına neden olur. Bu durum kişinin kanında oksijenin azalmasına (hipoksi) yol açar. Hipoksi sonucunda kalp kaslarını ve akciğerleri besleyen kılcal damarlarda hasar meydana gelir. Ani bir dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu kişinin genel durumu çok hızlı bir şekilde bozulur ve hastaların %60'ı bu aşamada kaybedilir. Geri kalan %40 olguda ise koma görülür ya da hasta ikinci aşamaya geçer.

2. Aşama:
Hemorajik aşama olarak adlandırılır. Kanın pıhtılşama mekanizmasi bozulur ve dissemine intravasküler koagülasyon (DIC) adı verilen tablo ortaya çıkabilir. Kan damar içinde pıhtılaşır ve daha sonra bu pıhtılar çözülür. Hastada rahimden aşırı miktarda kanama gözlenebilir. Eğer hala daha doğum olmamış ise bebeğin kalp atımları hızla düşer. Hastada bulantı, kusma, titreme ve ağızda kötü bir tat gibi belirtiler ortaya çıkar. 2. aşamaya ulaşan hastaların büyük bir kısmı da bu aşamanın sonunda kaybedilirler.

GÖRÜLME SIKLIĞI

Doğum ile uğraşan hekimlerin pekçoğu meslek yaşamlarında amniyon sıvı embolisi ile hiç karşılaşmazlar. Tam bir istatistiksel bilgi olmamakla birlikte görülme sıklığının 8.000-30.000 canlı doğumda bir olduğu düşünülmektedir. Hamileliğe bağlı ölümlerin yaklaşık %5-10'undan sorumludur.

MORTALİTE

Maternal mortalite yani anne ölümü yaklaşık %80 civarındadır. Hastaların yaklaşık yarısı bulgular ortaya çıktıktan sonraki ilk saat içinde kaybedilirler. Yaşamını sürdüren %20 civarındaki olguların büyük bir kısmında ise nörolojik sekel kalır. Bebeklerin ise %30'u kaybedilir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Amniyon sıvı embolisi açısından risk faktörlerinin neler olduğu bilinmemektedir. Eskiden ileri anne yaşının riski arttırdığı düşünülmekteyken günümüzde bu görüş geçerliliğini yitirmiştir. Genel olarak geç düşüklerden sonra bile görülebilse de zor ve uzamış doğumlarda riskin daha yüksek olduğu kabul edilmektedir. Benzer şekilde karına olan direkt travmaların da riski arttırabileceği düşünülmektedir.

Doğum eyleminden önce, doğum sırasında ya da doğumu takiben oluşabilir ancak en sık doğum eylemi devam ederken görülür. Nadiren sezaryen sonrasında da ortaya çıkabilir.

Bir doğumunda amniyon sıvı embolisi geçirdikten sonra hayatta kalanların sonraki hamileliklerinde aynı durumun ortaya çıkması açısından artmış bir risk söz konusu değildir.

BULGULAR

Hastada ani başlayan bir solunum sıkıntısı, terleme, tansiyon düşüklüğü, öksürük, morarma, dinlemek ile akciğer seslerinde azalma, fazla miktarda vajinal kanama, bebek kalp selerinde azalma gözlenir. Bunu kalp ve solunum durması takip eder.

Amniyon sıvı embolisinin olup olmayacağı önceden tahmin edilemez ve önlenemez.

TEDAVİ

Ne yazık ki amniyon sıvı embolisinin etkili bir tedavisi yoktur. Durum fark edilir edilmez hasta yoğun bakıma alınır ve genel durumunu düzeltmek amacıyla destek tedavisine başlanır.

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
Jinekolog Opr. Dr. Almora DUMAN
Jinekolog Opr. Dr. Mehmet Ali Mungan
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.